7 Ekim 2012

RADEVU İLKELERİNİZİ BELİRLEYİN, YENİLEYİN...

Istanbul gibi buyuk ve kalabalık bir sehirde yasıyor olmak trafik sorunu ile surekli savasıyor olmak demektir..Trafik ile yasamasını ve baş etmesini öğrenmek zorundasınız..Eger Aya Irini de saat 20.00 da başlayacak bir konsere gidecekseniz,  hangi semtte oturduğunuza bağlı olarak zamanlama yapmanız ve uygun saatte yola çıkmanız gereklidir..
Trafik ve zaman sorununun bilincinde olarak , örneğin, hastam Kadıkoy'den gelen bir ev hanımı ise , gün ortasında, kopru trafiğinin yoğun olmadığı saatleri öneriyorum..
Yine,  çalışma saatleri belirli olan kişiler tarafından tercih edilen, öğle yemeği molası saatleri, veya akşam çıkış saatlerine yakın randevularımı ev hanımı veya emekli kişlere vermemeye özen gösteriyorum..
Bütün bu "detay" ilkelerimi, randevu yetkilisi ile paylaşıyorum..Çünki randevularımı ben değil O organize ediyor kliniğimde..
Bir saatlik randevusuna 20 dakika geciken bir hastanız, gelirgelmez  kliniğe alındıgında, ilk iş sizden geciktiği için özür dileyecektir..
" Doktor bey çok özür dilerim, geciktim..Nişantaş'da nasıl bir trafik vardı.."..Eğer buna yanıt olarak ilk cümleniz " Zararı yok Ayse hanım, olur boyle seyler ." derseniz....Geçmiş olsun..hastanız gelecek randevularına da gecikecektir..Biliyoruz, Istanbul da trafik sorunu var. Fakat, hastalarımız gecikirse randevu ile çalışmanın anlamı olmaz ve gecikmeyen hastaya haksızlık etmiş oluruz..Düzenimiz alt-üst olur..
Bu durumda, soylenecek pek çok, güzel ,uyarma ve fakat anlayış içeren cümle kurulabilir. Bir tanesi şu olabilir: ".....size bir saat ayırmıştım Ayse hanım , 40 dakıkamız kaldı , bakalım neler yapabiliriz.."...

Hastalarımızı randevularına zamanında gelmeleri için eğitmeliyiz..herkesin, özellikle hekimin zamanı kıymetlidir..hastaların zamanında klinikte olabilmeleri  için "5-10 dakika once gelmeye" kosullanmaları yararlı olacaktır...

Hiç yorum yok: