İmplant yüzey kaplamalarının ve bileşiminin kemik integrasyonu üzerindeki etkisi
Rudiger Junker, Athanasios Dimakis, Maurice Thoneck, John Jansen
Sistematik bir literatür taraması, konuyla ilgili 3212 yayını( kemik implant kontağı ile ilgili histolojik analiz ve mekanik stabilite testlerini temel alan sonuç değişkenlerine sahip yayınlar) açığa çıkarmıştır. Sonuç olarak, 29 makale birinci incelemeye dahil edilmek üzere seçilmiştir, bu sırada yakın tarihte geliştirilen ve piyasada bulunan oral implantlarla ilgili 357 başlığın 32’si, deneysel yüzey değişimleri ile ilgili ikinci bir incelemeye temel oluşturmuştur.
Yayından ana sonuçlar
Bu literatur incelemesinden şu sonuçlar çıkartılmıştır :
• Piyasada bulunan mevcut implant topografisini değiştiren yüzey modifikasyonları kaçınılmaz olarak yüzey bileşimini de etkileyecektir. Dolayısıyla, yüzey karakteristikleri kemik integrasyonunda gözlemlenen artışa katkıda bulunmuş olabilir, ve faydalı etkileri yalnızca topografi veya yalnızca bileşime atfetmek zor olabilir.
• Avrupa’da piyasada en yaygın beş implant tipinden dördündeki( Osseospeed®, SLActive®, TiUnite® ve Nanotite®) yüzey bileşimindeki değişiklikler eski muadillerine kıyasla kemik integrasyonunu artırmıştır. Bir implant tipi (Friadent Plus® ) böyle bir kanıt eksiktir. Beş implant tipinden iki tanesi için(TiUnite® ve Nanotite®) doğrulayıcı histolojik insan verisi de mevcuttur.
• İnce kalsiyum fosfat kaplanmış implantlar, kaplanmamış olanlara kıyasla , artmış kemik integrasyonu göstermiştir. Ancak, doğrulayan insan çalışmaları eksiktir.
• İmplantları peptik sekanslar ile kaplamak( ör.RGD) tutarlı olarak, artmış kemik integrasyonu ile sonuçlanmamıştır.
• İmplantları büyüme faktörleri ile kaplamak ( ör. BMP-2) kemik integrasyonunu artırmamıştır. Esasında, BMP-2 kaplamalar kemik integrasyonunu azaltıyor bile olabilirler.
Bu blog diş hekimlerine yöneliktir. Diş hekimi değilseniz ve kazara girdiyseniz, alınmam; hemen kaçabilirsiniz...
6 Aralık 2009
5 Eylül 2009
HAYIR DEMESİNİ ÖĞRENMEK yada İLETİŞİMİN ÖNEMİ..

Genc bir bayan. Yurt dışında yaşıyor. Birkaç yıl önce, yurt dışında 15 numaralı diş yatağına bir implant ve üzerine bir porselen kuron yapılıyor.. Şu an İstanbulda yaşıyor, ve günlerden birgün implant üstü porselen kuronu abutmentından kırılıyor. Yaşadığı semtte kendine bir hekim buluyor ve implant üstü kuronunu yeniletiyor.
Ve sorunlar başlıyor:
*Kuron komşu dişe çok baskı yapıyor, *aradan floss geçmiyor, *ağız kapandığında karşı dişle arasında aralık var ve en önemlisi, *dişeti incelmiş ve koleden diş çok yükselmiş...
Hastanın yakınmalarının haklı yada haksız olduğuna hiç girmeyeceğim..Önemi de yok..Sonuç olarak, hekim hastası ile ciddi bir iletişim sorunu yaşamış ve hastasını kaybetmiştir..( bana geldiğinde hastanın ağzında kuron yok, elinde yedek parcalar, ve parasını geri almış durumdaydı).
Hastanın yakınmalarını sabırla dinledim..Ve ağzını görmek istedim..Muayenemin sonucunda implant boynunda önemli miktarda sert ve yumuşak doku kaybı olduğunu fark ettim. Oysa hasta sürekli eski dişine benzemeyen bir kuron yapıldığını , estetiğinin bozuk olduğunu, yeni dişinin çok uzun olduğunu , öyle bir diş istemediğini , Almanya da böyle yapılmadığı , gibi yakınmalarını tekrarlıyordu.
Çıkarılacak dersler:
1.Koltuğa oturan hasta bir önceki doktorunu hararetle şikayet ediyorsa, bir süre sonra sizi de, başka bir diş hekimine, aynı hararetle şikayet etme olasılığı çok yüksektir.
Dolayısıyla, hekim hastasıyla bir olup meslekdaşını çekiştirmemeli. Hem etik değil, hem yararı yok..( Ben şöyle demeyi tercih ediyorum : Hanımefendi olan olmuş, hem hekiminizin hem sizin nasıl zorluklar yaşadığınızı hiç bilmiyorum, ve benim için çok da önemli değil... Gelin geçmişte olanların üzerine bir sünger çekelim. Ve, şimdi sizin için ne yapabileceğimizi konuşalım..) Her hastam bu söylediklerim karşısında farklı bir yanıt verir. Ama hemen hepsi," evet haklısınız, biz işimize bakalım" diyerek bitirirler.
2.Hastayı çok iyi dinleyin.. Beklentilerini tesbit edin. Eğer bu beklentiler yüksek ise veya gerçekci değilse bunu uygun bir şekilde hastaya hissettirmelisiniz. (Boyun bölgesinden kemik ve dişeti kaybetmiş bir implant üzerine yaptığınız kuron doğal diş üzerine yaptığınız kuron gibi olamaz.) Çıkacak sonucu hasta ile paylaşmalısınız. Yapılamıyacak bir estetik görünüm için söz vermemelisinz. Hasta gerçeklerin dünyasına indirilmelidir..Böylece ,iş bittiğinde hayal kırıklıkları yaşanmaz.
3. Yapılacak işlem ile ilgili yeterli bilginiz yoksa, teknik ile ilgili yeterli değildeniz; işe hiç girmeyin.. Binbir zahmetle kazandığınız bir hastayı( ve en kötüsü yakınlarını, refere edenleri ) kaybetmeniz an meselesidir.
Artık pek çok hasta "bilmediğini bilen" , " meslekdaşını kötülemeyen" doktoru takdir ediyor. Böyle hastaya rastlamadınız mı?
15 Mayıs 2009
Bİ DENİYELİM ÖNCE....

Eminim her diş hekimi şu olayı yaşamıştır:" Tamam doktor bey, borcumun miktarını biliyorum. Ödememi protezim bitince yapacağım. Hele bir protezi kullanalım. Bakalım iyi olmuş mu, yemek yiyebilecekmiyim.."
Şimdi senaryoyu başka bir sağlık branşı için çeşitlendirelim :
" Tamam doktor bey, borcumun miktarını biliyorum. Ödememi işlerim bitince yapacağım. Hele bir damarlarımı değiştirin bakalım,,, yeni damarlarım kanımı iyi dolaştırıyor mu..Kalbim bu damarları iyi kullanıyor mu... İşe yarıyor mu... Göreyim, .. Ödememi hemen sonra yaparım. Acele etmeyin..."
Bu ikinci senaryo gerçek olabilir mi? Hayır olmaz.. Genellikle hastalar tedavilerinin ücretini henüz tedavi başlamadan ön ödeme şeklinde yaparlar... Fakat, iş diş hekimi ödemelerine gelince, "hele bir deneyeyim" diyebiliyor..Ve bunu diş hekimleri kabul edebiliyor...Peki siz buna razı mısınız ? Değişmeli mi.?
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)