Bu blog diş hekimlerine yöneliktir. Diş hekimi değilseniz ve kazara girdiyseniz, alınmam; hemen kaçabilirsiniz...
12 Şubat 2010
MALİYET HESABI
Hesap yapmak önemli. Okulda bize hiç öğretilmeyen konuların başında klinik işletme hesapları geliyor..Okulda öğretilmez, çünkü onlar da bilmezler..
Oysa diş hekimliği kliniği yönetmek için hesap bilmek gerekiyor.
Bir arkadaşım anlatıyor: " hasta gelmiş pazarlık ediyor.. Ben kuronu 100 liraya yapıyorum..hasta 60 lira ödeyebilirim diyor, katı olsam hasta kaçacak, hesap ediyorum. 60 lira alsam, 20 lira teknisyene vereceğim, bana kalır 40 lira. 5 üyeli bir köprü yapacağım, 5 çarpı 40, 200 lira bana kalacak.."..
Yanlış.. Bütün startejiyi bu hesaba göre yapan dişhekimi kaçınılmaz olarak batışa doğru gider. Nerede kira, nerede personel, elektirik, su, vergi..?
Her diş hekimi kafa başı maliyet hesabı yapmalıdır. Bir ay ( ya da bir yıl ) içinde tüm klinik masrafları toplanır ve kliniğin o ay içindeki cirosuna ( yapılan işlem değil , yapılan tahsilat miktarı ) bölünür. Küçük büyüğe bölünür. Sonuçta 0.40 gibi bir rakam çıktığını kabul edelim. İşte buna "kafa başı maliyet" deniyor.( over head ) Bu kısaca şu demek: Bir işlem karşılığı kliniğe giren her 100 liranın 40 lirası masrafa gidiyor. Bu durumda, uzman hekime % 50 verirseniz, kliniğe %10 kalır. Uygun mu ?
Önce kafa başı maliyet yapmasını öğrenmeliyiz.. Akıntıya kürek çekmeyelim diye.
9 Şubat 2010
MÜKEMMEL DİŞHEKİMİ
Diş hekimliğini çok iyi biliyorsunuz...Bilgi küpü bir hekimsiniz...
Ama hiç hastanız yok... Neye yaradı?
Diş hekimliğini çok iyi biliyorsunuz...Bilgi küpü bir hekimsiniz...
Hastanız da çok. Hiç boş vaktiniz yok..Çalış, çalış, çalış,,,
Ama yaptığınız işlerin parasını toplayamıyorsunuz...
Neye yaradı..?
Önce iyi diş hekimi olacaksınız...
Sonra hasta edinmesini bileceksiniz..
Sonra da yaptığınız işin parasını toplamasını becereceksiniz..
İşte o zaman "mükemmel diş hekimi" olursunuz...
Ama hiç hastanız yok... Neye yaradı?
Diş hekimliğini çok iyi biliyorsunuz...Bilgi küpü bir hekimsiniz...
Hastanız da çok. Hiç boş vaktiniz yok..Çalış, çalış, çalış,,,
Ama yaptığınız işlerin parasını toplayamıyorsunuz...
Neye yaradı..?
Önce iyi diş hekimi olacaksınız...
Sonra hasta edinmesini bileceksiniz..
Sonra da yaptığınız işin parasını toplamasını becereceksiniz..
İşte o zaman "mükemmel diş hekimi" olursunuz...
10 Ocak 2010
DOGAL DİŞE BENZEMEK
Diş implantları ile ilgili genel kavramlar süratle değişiyor. Prof.Dr.Per I.Branemark araştırmalarına başladığı dönemde hep total dişsiz hastalar seçmiştir. Erken dönem vakaları ve araştırmaları hep dişsiz hastalar ile ilgilidir. Dişsiz hastalar O'nun için bir uzvu ( yemek yeme organı) eksik kişilerdir. Onlara diş kazandırma işlemini protez yapmak olarak gormez de "rehabilite" etmek olarak değerlendirir. O dönemde parsiyel dişsizlik ve tek diş eksikliği vakaları ile uğraşmak gereksiz kabul edilirdi. Bu gerçekler ışığında, bazı implant satış elemanları, kendi sistemlerini satabilmek için, Branemark sistemi için "total dişsizlik için üretilmiş bir implant sistemi " olarak değerlendirmeler yaparak diş hekimlerini yanıltmak istemişlerdir.. Oysa bizler Branemark sistemini her endikasyon için kullanmaktaydık. Total, parsiyel yada tek diş eksikliğ için. Günler geçtikçe, tüm dünyada endikasyonlarda bir kayma ortaya çıktı. Günümüzde, dünya genelinde, tek diş eksikliğinde implant kullanımı sayısal olarak total diş eksikliği vakalarının sayısını geçmiş durumdadır. Trend, bir diş çekildiğinde, yerinin bir implant ile, gecikmeden, doldurulması yönünde değişmektedir.
Ve bu implant üstü tek kuron, veya kuronlar her geçen gün doğal dişlerin üzerine yapılan kuronlara benzetilmeye çalışılmaktadır. Abutment , epolmanıyla, konturuyla, kemikten çıkış profiliyle doğal dişi yüzde yüz benzetilmeye çalışılmakta , bu yönde teknikler geliştirilmektedir. İmplantoloji, deldim, çaktım, yapıştırdım eylemleriyle tanımlanmaktan hızla uzaklaşmakta. En azından, mükemmeli arayan diş hekimleri arasında...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

